Sözlükte "büyük" ne demek?

1. (somut nesneler için) boyutları, benzerlerinden daha fazla olan, küçük karşıtı; üstün niteliği olan.
2. (soyut kavramlar için) çok, ortalamayı aşan; yetişkin, belli bir yaşa gelmiş.
3. Niceliği çok olan; önemlibüyük

Cümle içinde kullanımı

Ömrünün tek ve büyük oyunu bitmişti.
- T. Buğra

Büyük kelimesinin ingilizcesi

adj. big, large, wide, grand, enormous, great, almighty, long, high, major, maxi, elder, older, ample, bulky, capacious, capital, Cyclopean, no end, no end of, exalted, extended, handsome, healthy, keen, large-scale, magniloquent, mighty, precious
n. senior
pref. great, grand, macro, mega, megalo